• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
Kültür Portalı

Ceneviz Kaleleri

Sevdası-3



CENEVİZ KALELERİ SEVDASI-3


Bugünkü yazımızın konusu;   sahillerimizdeki Osmanlı kalelerinin,  Ceneviz kaleleri adıyla Unesco dünya miras listesine girmesi için yürütülen projenin arka planını, kim tarafından hazırlandığını ve asıl amacın ne olduğunu anlatacağız.
Ceneviz kaleleri projesi  Paolo Stringa adlı  bir İtalyan profesörün rüyasıdır.  Prof. Paolo  STRINGA ,  Cenova Üniversitesi Öğretim Üyesi, arkeolog ve mimardır. Ayni zamanda Cenova’da kurulu olan “Alte Vie” vakfının da  başkanıdır. Vakfın amacı, dünyaya Ceneviz denizciliğini tanıtmak ve Türk sahillerindeki Osmanlı kalelerini Orta Çağ Ceneviz yapıları diye Unesco’ya tescil ettirmektir.  Vakfın isminin Türkçesi “"yüksek ve stratejik güzergâhlar” demektir.  Bakın profesör bu karara nasıl vardığını yazdığı raporda şöyle anlatıyor. ; “ Benim 50 yıldır çalıştığım projemi sunmam için Türkiye'ye davet ettiler. Ben de geleneksel Ceneviz kültürünün İstanbul'dan Ege ve Karadeniz kıyılarına kadar yerleşim mirasıyla doğrudan ilgili veya dolaylı olarak yapılan tüm faaliyetlerimin özetini kısa bir teklif olarak sunmaya karar verdim. Bu teklif,  Türk deniz kıyılarındaki  yerleşim merkezlerinin ve kalelerinin UNESCO   Dünya Mirası ağına dahil edilmesi  için uygulanacak bir taslak projedir. “ 
Bir önceki yazımızda 2021 yılında dernek olarak yaptığımız bilimsel çalıştayla Küçükada’ nın 17. yüzyılda Osmanlı tarafından inşa edilen bir topçu kalesi olduğunu ispat etmiştik.  Bizim bu bilimsel çalıştay çalışmamıza adı geçen profesör 2022 yaz aylarında Aydın ve İzmir illerimizde saha araştırmaları yapmak için hazırladığı girişimle misilleme yapacaktı. Projesini İtalyan Dışişleri Bakanlığına para almak için göndermiş, ancak proje reddedildiği için ülkemize gelip te araştırma yapamamıştı. Eğer para bulup gelseydi   ekibiyle birlikte , başta kaleler olmak üzere,   saha incelemeleri yapacağı yerler ; “Çeşme, Yeni Foça, Sığacık, İzmir, Kuşadası, Çandarlı  ve yakınlardaki  küçük kasabaların  kıyı şeridi boyunca veya ona bitişik tüm alanları  da dâhil olacaktı. “ 
Orta Çağ’da kıyı kaleleri, deniz ticaretinin patlama yaptığı ve deniz haydutluğunun en üst seviyeye ulaştığı bir dönemde, hem askeri savunma hem de ekonomik kontrol amacıyla inşa edilmiştir. Orta Çağ ekonomisi büyük oranda deniz ticaretine bağımlıydı. Kıyı kaleleri, kıymetli mallar taşıyan ticaret gemilerinin sığındığı limanları, koyları ve stratejik boğazları düşman devletlerin donanmalarından korumak için ilk savunma hattı olarak inşa edilmişti.  Cennetmekan Sultan II Mehmet han,  İstanbul’u fethettikten sonra   Akdeniz, Ege, Boğazlar ve Karadeniz kıyılarındaki kaleleri hakimiyeti altına almıştı.  1460 dan sonra Ceneviz  deniz  ticareti de sona ermişti. 
Bugünlerde bu konu tekrar kadı kalesi ile gündeme geldi. Önceki yazımızda Kadı kalesi/ Anaia ‘nın  Unesco geçici miras listesine dahil edilmesine karşı olmadığımızı yazmıştık. Yazdığımızın arkasındayız.  Unesco Dünya kalıcı listesine girmek için devletimiz resmi bir “ Ceneviz kaleleri alan başkanlığı “ kurup  tüm ilgili kuruluşlar davet edilirse, gerçek belgeler ortaya konur ve ona göre nihai karar verilir.   Peki bizim bu konuda nasıl bir yol izlememiz gerekiyor. Kalelerimizi savunmak için elbette biz de  bilim ve akıl rehberliğinde bir şeyler yapacağız  
Bu konudaki fikirlerimizi  gelecek yazımızda  anlatacağız. (devam  edecek)  
72 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam281
Toplam Ziyaret281934
Hava Durumu